Kış geldi, ama benim hala rüzgarlarla dökülen yapraklarım var.
Sonbahar gibi renklerim, kurumuş kalbim...
Korkmuyorum ama, kışın soğuğu gelmemiş, buz tutmamış henüz bedenim.
Yaz gelmiş çünkü öncesinde, ısıtmış ellerimi, vakti geldiğinde de savrulan yapraklarım gibi terkedip gitmiş beni.
İlkbaharım olmamış benim, zaten rengarenkmiş geldiğinde...
Gittiğinde ise solgun sonbaharım; üşüten, titreten ama kalbimin donmasına izin vermeyen...
Yağmurlardan gözyaşı yaptığım, sonbaharım.
Belki birgün yaprakların arasından bir güneş bana bakar yine...
Kışı hiç yaşamamak dileğiyle...
non fui - FUI - non sum - non curo
2 Ocak 2011 Pazar
15 Aralık 2010 Çarşamba
14 Aralık 2010 Salı
6 Aralık 2010 Pazartesi
Sigara Paketinden Aşklar...
Dışındaki jelatini yavaşça yırtıyorsun...
Belki de ilk paketin daha, tadı nasıl bilmiyorsun bile, içiyorsun ya da içtiğini sanıyorsun. İçine çekemiyorsun ki içesin... Alışıyosun sonraları ikinci, üçüncü, dördüncü geliyor belki peşpeşe. Yanında bir de alkol varsa birini söndürüp birini yakıyorsun, umursamazca. Kafan güzelmiş gibi hissettiğin dönemlerde içine girdiğin anlamsız ilişkiler gibi, umursamazca.
Bazen ailenden saklıyorsun sigaranı, bazen lisedeki öğretmenlerinden.. Tuvalette gizli gizli içtiğin kaçıncı sigarandı hatırlıyor musun? Hayatına soktuğun ve kimsenin bilmediği o erkek gibi. Sayılı dostların hep bilir tabii... İlk sigaranda yanında oldukları gibi hepsinde olucaklar çünkü, sana zarar verdiklerini bile bile. Onlar dostlar çünkü, onlar jelatini açarken sen de onların yanındaydın unuttun mu?
Kimi zaman, uzun süreden sonra yakıyorsun bir tane... Tadı hoşuna gitmiyor, artık içine çekmeyi de biliyorsun oysa ki, ama tatmin etmiyor. Zorladığın, yürütmeye çalıştığın ama hep bi eksiklik hissettiğin, aşk sanışların gibi.
Bir de mide bulandırdığı zamanlar var... Alışıksın artık, ilk defa da tatmıyosun ki, ama bazı anlar geliyor daha ilk nefeste mideni bulandırıyor. Hemen söndürüyosun en yakın kül tablasına, bazense o kadar çabuk kurtulmak istiyorsun ki, yere atıp ayağının ucuyla ezmen yetiyor.
Ama o pakette kalan son sigara... Bir süre dayanıyorsun içmemeye. Nasıl bir işkencedir o bekleyiş bilirsin... Doğru zamanı beklemek ve en sonunda dayanamayıp çakmağı ateşlemek tek bir el hareketiyle. O son sigaraya başladığında hiç bitmesin istersin ama doya doya da tadına varmak. O tada varabilmek için derin derin çekersin ya içine, işte o derin nefesler hep daha çabuk bitmesine neden olur.Ve o tat hep "kalbinde" kalır.
O ilk sigarayı içemediğini de işte şimdi anlıyorsun.
1 Aralık 2010 Çarşamba
Into The Wild "Long Nights" -Eddie Vedder
Şimdiye kadar dinlemeyen herkes çok şey kaçırmıştır. Genelde çok sevdiğim parçaları kimselerle paylaşmak istemem sadece bana kalsın isterim ama bu sefer dayanamadım. Siz de dinleyin siz de sevin=)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







